İngilizce - Türkçe
"Beleş rakıyı bulunca fayrap etti."
"Pencereleri fayrap etti. Gömleği fayrap etti."
Ocağı fayrap edeyim mi Recep Efendi? - Bana kalırsa daha erken." (Samim Aşkın, Halk Plajı)