Arapça belâ; Türkçe ek arapça (بلاء balāˀ): başa gelen kötülük ve sıkıntı, sınav
"Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz."
Paramızdan çok belalımız var. Ama bizim belalılarımız da ya kestaneci, ya arabacı oluyor işte... (Reşat Enis, Yolgeçen Hanı)