Her partide, onbeş, yirmi-bin, temiz katıyordu. Daha fazla da kalırdı, ama 'yem'e çok gidiyordu.1' (Fakir Bay-kurt, Karadayı)
... hep kazanırdı. Bunun 'yem' olduğunu ya da kendisinin 'kelek' yerine konulduğunu bilmiyordu... (Celalettin Çetin, Kumarbazlar Arasında)
... aşağıdaki erketeye gelen 'yem'i yukarı alması talimatını vermişti. (Kayhan Sağla-mer, Türk Mafiası)