(italyanca) Fransızca (manne): 1. tanrının İsrailoğullarına ihsan ettiği semavi besin, menn, 2. beklenmedik veya zahmetsiz kazanç, windfall
"Para döner döner, manoyu toplayanın cebinde birikir."
"her kahvede iki el mano bana, yani yardım fonuna aittir. vermeyene kirpi kürkü giydiririm." (haldun taner, keşanlı ali destanı)
"yapılacak iş, 'hır' çıkmasını önlemekti. (...) arada bir, 'mano'ya kulak asmasalar da, kafa tutmayı yeğlemezdim." (y. kenan karacanlar, babıali kaldırımlarında bir adam)
"birkaç hafta sonra irfan mano-sunu alıp yoluna gidecekti." (süavi süalp, günün adamı)
"bob şano, bob bob, dayı rezzak'ın adamları, bob mano. afet'i istemiş rezzak. alıp götürüyorlar." (hulki aktunç, paskal)