Farsça zebze, zebzevât'tan Farsça (سبزی sabzī): sebze
"Ver ulan evraklarla paraları, zerzevat!.." (Süavi Süalp-ismail Gülgeç, Gündüz İnsan Gece Hırt)
"Sen benim kim olduğumu biliyor musun zerzevat!.." (Altan Erbulak-Orhan Alev, İki Üşütük)