Arapça zekâdan osm. zekâvet
"-Halbuki bunu düşünecek kadar zekâvetin var meleğim! Hele biraz düşün, zihnini yor!" (F.M. ikinci, Kara Nara)
"Ne? Tereyağı tereden mi çıkar lan tereyağı? Senin adın zekâvet olmalı!"