"Beyoğlu'na çıkmadan rejisör ona bir elli kâğıt tosladı."
"O belalı aşka askerden döndüğümde tosladım."
o belalı aşka askerden döndüğümde tosladım. (alp buğdaycı, kan sıcak akacak)
-bu kafayla bu arabayı bir gün toslar bu andavallı! (orhan kemal, gâvurun kızı)
götür ulan şu dörtlük patakosu kemancıya tosla! (beti cevat ulunay, sayılı fırtınalar)
...toslayasın (veresin) buncağıza yarım metelik! zere (zira) nenesi hastadır, yatar çadır içinde... (osman cemal kaygılı, çingeneler)
meydancılara herkes haftada birer ikişer marka toslarken ben beşer, onar marka sayıyordum. (ratip tahir burak, hapishane hatıraları)
çünkü gazino müşterisi parayı büyükçe toslu-yor, kafayı çekiyor acımasız oluyordu. (öztürk serengil, yeşilçam'ı benden sorun)