arapça - türkçe
"İntihar etmeden önce de aleyhte tanıklık edecek, yargıcı temizleyecekti."
"Bir aylık iş vardı, bir haftada temizledim. Bir tepsi böreği temizledi."
alisen- hiçbir şey anlamadım. eee? cafer-bir binliğe temizleyeceğiz işte. (haldun taner, keşanlı ali destanı)
meşur bi futbolcuyu temizlemek fırsatı her zaman ele geçmez. (oğuz aral, utanmaz adam)
enayiyi bir yakaladım, nesi var, nesi yok, temizledim. (hulusi kodaman, zar-kâğıt oyunları ve hileleri)