farsça kağaz, "kâğıt"; türkçe
tek kâğıtlı içerdi hep. sigarayı usulca açar, tütünleri çıkarır, parmaklarını bir kuyumcu ustalığıyla çalıştırırdı. (irfan yalçın, genelevde yas)
galon galon şarap, tekkaath (esrar) gırla gidiyordu aralarında. (y. kenan. karacanlar, babıali kaldırımlarında bir adam)