Farsça (سرمایه sarmāye): bir borcun ana parası
"Şimdi Elaziz kerhanesinde sermaye…"
"Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu."
-işte bunlar da Kaymak tabağının sermayelerinden!.. Bu taraftakini tanırım, Kumru derler.
-Yukarı sokakta çalışıyor galiba, dedi Sermaye...
Ferci avuclamağla itdi aceb sefâlar / Sermâyeye yapışdı zen-pâre bî-nevâlar