İtalyanca (ragione): akıl, mantık, aklı selim, usul, düzen
"Hayri bütün kumar raconunu bilirdi."
Karagöz- Raconca bir mirasyediye iki dalkavuk. (Karagöz, Şairlik)
Öğren!.. Racon, yol erkân demektir. (Ahmet Rasim, Fuhş-i Atîk)
Külhanbeylik dahi 'racon' ismi altında bir nevi usul ve kaidelere dayanırdı ki, esasını mümkün mertebe ırz ve mala hürmet, namusluyu himaye teşkil ederdi. (Refik Halid Karay, Bir Ömür Boyunca)
Bi raconları vardır. Üç gün kaparlar, dördüncü gün açarlar. (Ferit Edgü, Yazmak Eylemi)
Saf saf soruyoruz ya o 'racon bilmediğimize' inanmıyor gene de anlatıyor... (Barbaros Yüksel, Lüküs Hayat)
Küçük İsmail- Benim bildiğim, uşak, ibiş olmadıkça, uşaklığın raconu, tadı kalmaz. (Haldun Taner, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı)
...meşhur kabadayı ocağı heyetinin zahiren Racon'u, yani hükmü altında bulunurdu. "(Ahmet Rasim, Fuhş-i Atîk)
Çünküleyim ki Ali Şah Dolapderenin raconudur. Raconu olmasa tekmil Dolapderenin alıcı vurucu kırıcıları onun yoluna can baş koyarlar mı? (Yaşar Kemal, Kuşlar da Gitti)