Yunanca paspale, "kepeği çok un" Yunanca (πασπάλη paspáli): ince un, pudra
"Şorolu mastor olunca / Ayırd etmez paspal konca"(Kahveci Nusret, Zindan Şiirleri),
"...kırıntı halinde paspal kıyılmış tütünün içine karıştırılır."(Ahmet Arif Kızılyalın, Uyuşturucular).
"Benim sünnet kıyafetimi bir görseydin ööle paspaldı ki..."(Engin Ergönültaş, Zalim Şevki).
"İyi hoş da bu uçak biraz paspal dili mi hemen düşer bu..."(Haşan Kaçan, Hasan'ın Saksısı).