"Piyaz, köfte, yarım şişeyi parlatayım, dedim."
"Kavuklu- Bir teke kalsa iyi! Beni kırmasın diye bir tane parlattı."(Ortaoyunu, Kır-gınlar-Karagöz Oyunu).
"Bereket versin ki soyunmadık!.. Birkaç tane daha parlattık parlatmadık, sokak tarafından kuvvetlice bir öksürük geldi..."(Ahmet Rasim, Fuhş-i Atik).
"Şeyh şişeyi açtı. Birer tane parlattık."(Fikret Adil, Asmalımescit 74).
"Önce birer ikişer kadeh parlatıp sıcak sıcak yapmış olduğum patates köftesine yumulduktan sonra birer sigara yaktık."(Süavi Süalp, Akademik Tartışma).
"Görüyorsunuz ya... Ben de ıstılah parlatmaya yelteniyordum!.."](Ahmet Rasim, Fuhş-i Atik)."