"Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi."
Sen çalalım da Kapalı çarşı'da okutalım, demedin mi? (Yaşar Kemal, Kuşlarda Gitti)
Dahageçen ay General Harrington'ın özel izniyle yeni bir parti kumaş getirtip Sultanhamam piyasasına okutmadınız mı? (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden...)
Onu okutan Altıparmak Hamdi hocam, çarığı, hatta çıbanı bilem yağ gibi çekizler.