Arapça - Türkçe
"Nişanına mişanına bakmadan göz kestirimiyle ateşledi, gemiyi boş böğründen nalladı."
Beleşino'yu nallamazsak Kont Barbarnebu bizi astırır. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)
Maazallah bir fitrese eli -büyük anamın deliği gibi- çocuğu şakası makası yok, alnının ortasından nallayacak. (Tarık Dursun K., Hasangiller)
Seni Harp Divanı nalladıy-dı, öyle ya? (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)