Arapça mekteb'den arapça (مَكْتَب maktab): yazma yeri, yazıhane, okul
...'Aşağılık köpek seni, allahsız, peygambersiz serseri seni! Seccade ner-de?'...'Mektepte' dedi Mahmut güldü. (Muzaffer Buyrukçu, Büyük Oyundan Bir Parça)
Bir kere Avni'nin mektepde ne işi var? Folluk olduğunu Kadıköy kadısı duydu. (Özde-mir Kaptan-Arkan, Beyoğlu-Kısa Geçmişi, Argosu)
Biz Andavallı izmayil'in rotasından tırmanalım ufak ufak mektebe doğru... (Kemal Gökhan Gürses, Aydınlarla Zontaların Savaşı)