"Ara sıra kendi gecikmelerini araya kaynatmak için beni birkaç gün izinle gönderiyordu."
-Ulan ananın karnında dokuz ay on gün nasıl bekledin? (...) Çoktandır cemalini görmediğim irfan beyciğim ile ayakta biraz kaynatıyoruz! (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler)
Kızkar-deşiyle kaynattığımızı bir görsün, görmek değil sezsin, halim duman. (Mehmet Şeyda, Erkekâmet)
Öhö, öhö... Kaynatın bakalım... Ulan ne kıyak adamlar var be! Bu sıcakta gazocağı yakıyorlar... Başkası ona cevap verdi: -Sende de o pozisyon olsa, sen de kaynatırsın arkadaşım... (Süavi Süalp, Trendeki Kadın)
Ne yapıp yapmalı Zehra'nın papellerini kaynat-maiıyım! (Attilâ ilhan, Kurtlar Sofrası)
... ilgisiz sorular sorarak dersi kaynatmak, kızlara aşk mektupları yazmak, komiklik yapmak... (Öztürk Serengil, Yeşilçam'ı Benden Sorun)