Arapça - Türkçe ek arapça (خيبة χayba(t)): düş kırıklığı, kaybediş, fiyasko
"Ulan haybeci, burasını otel mi sandın? Ne çay içersin, ne kâğıt oynarsın. Haydi yaylan bakalım."
-Ulan haybeci, burasını otel mi sandın? Ne çay içersin, ne kâğıt oynarsın. Haydi yaylan bakalım. Git istasyonda otur kereste... (Süavi Süalp, Dezenfekte Şirketi)
Meslek argosunda 'haybeci' tabir edilen kurban uzaktan dikizlenir ve kolayca görebileceği bir yere, içinde bir miktar para bulunan bir zarf, çaktırmadan konur. (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden...)