Farsça haste'den Farsça (خسته χaste): yaralı, sayrı
"Maç hastası."
Yeniden, bu sefer ısırıcı ısırıcı bakmaya başladım. Kadın artık işi çakmıştı, O kadar körün körü mü? Hasta olacaktı nerdeyse." (Tarık Dursun K., Evlere Şenlik)
Çekil ulan manzaramdan, hasta mısın nesin?"
Hasta-Parasız. Faseta oyununda kaybeden kâğıt." (Hulûsi Kodaman, Zar-Kâğıt Oyunları ve Hileleri)
Ormancı Mustafa ve Gümrükçü İlhan bu işe hasta." (Yalçın Doğan, Kodes A.Ş.)