Çingenece habe, "besin, ekmek, yiyecek"
Kardeşim bizde başka habe yok, bak işte görüyorsun. Bir turp salatası var, bir iki tane de leblebi var, o kadar." (Anlatan: Hayalî Küçük Ali, Dünya Güzeli - Meddah hikâyesi)
-Bari oldu olacak akşam habesine (yemeğine) kalın, zati havamız da açtı..." (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler)