Farsça piste, Arapça fustuk'tan Arapça (فستق fustuḳ): fıstık
"Çok iyi bir akşam yemeği yedi, üstelik yanında da gencecik bir fıstık."
Ben biran önce senin de anladın mı, aralarına karışmanı ve bahusus bir fıstık araklamanı istiyorum... (Süavi Süalp, Fıstıklı Bir Eğlence)
Gelin demin fıstıktı... Şimdi milyonluk yüzükle şamfıstık oldu... (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)
Çok fıstık hocadır, halden anlar.
Akıllısın, akıllısın... O kadar akıllısın ki, şeyini bile sigorta ettı'rmişindir belki de! -Neyimi? -Fıstığını! (irfan Yalçın, Genelevde Yas)
Fıstığımı kaçıncı verişimde bu dizinin içinde göreceğim kendimi? (anonim, Diple)