Yunanca phasaria, "gürültü'den Yunanca (φασαρία fasaría): gürültü, patırtı, kargaşa
"Öylesine fasarya, semt takımında bile yer alamaz, her zaman yedek dururdu."
Ameliyathane sözünden de ürkme. Fasarya! " (Orhan Kemal, Ameliyat)
Benim adım diyor, Ayperi. Gilda milda bunlar fasarya." (Atillâ ilhan, Kurtlar Sofrası)