değenek'ten
"Bu arada, dergiyi dolmuş duraklarını kollayan değnekçilere sattırmaya başlamıştım."
"Arabayı park eder etmez değnekçi kapıya dayandı."
Bu arada, dergiyi dolmuş duraklarını kollayan değnekçilere sattırmaya başlamıştım. (Y. Kenan Karacanlar, Babıali Kaldırımlarında Bir Adam)