Farsça dest, 'el'den; telmih: iskambil destesindeki konçinalardan
Hacivat- Karagöz, halimi beğendin mi? Karagöz- Vay, Hacivat! Allah bilir, tanıyamadım. Ulan, sen âdeta deste kaçkını bir bey olmuşsun. (Karagöz, Ağalık)