Farsça (آتش ātaş): ateş
"Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı."
"Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu."
"İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu."