Yunanca anaphora, "girdap" Yunanca (αναφόρι anafóri(on)): gelgit, zıt akım
"Ne karşımda yalı kazığı gibi dikilmiş de... hırbo gibi yüzüme dikiz ediyorsun?.. Yoksa... anafor mu aranıyorsun?.."
"Korkunç bir anaforun öfkesine kapılmış, sağa sola savrulup duruyorlar."
"Külhanbeyi- Ne karşımda yalı kazığı gibi dikilmiş de... hırbo gibi yüzüme dikiz ediyorsun?.. Yoksa... anafor mu aranıyorsun?.." (Ortaoyunu, Telgrafçı)