"Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi."
"Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor."
Ağızlarının tadını bildiklerinden lehimleri tutkal... Çivilemede perçin... Oğlan da sevsen karı da sevsen reayadan şaşma! (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)
Küçük Rıza deyyusu vaziyeti çakallayıp çivilediyse aynasızlar bizi nerede posta edebilirler en çok? Ya Üsküdar İskelesi'nde ya Kabataş'ta. (Attilâ İlhan, Kurtlar Sofrası)