fars sega/'den Farsça (شغال şaġāl): köpekgillerden yırtıcı bir hayvan
"Rudolf üzerimden çekilince ben de öteki çakalı aldım altıma."
Aşçı kayıkçı bakkal / Ahu gözlü lâz çakal / Virme eline sakal/ Korsan olur ekseri. (Âşık Çakır Çavuş, Cibali)
1. Mahkûm- Bana bak çakal, sen bastın zaten oğlanın damarına, söylenip durma. (Turgut Özakman, Duvarların Ötesi)
Ger gündüzse çakal deniz / Kızkulesin eyle dikiz / Ger geceyse deniz çakal / Çıkma taşra limanda kal. (anonim, manzume)